Şemsiye Terörizmi


Bunu kısa tutacağım, diğer yazıya eklemek istemedim.

Bizim halkımız hemen hiç bir şeyi tam olarak bilmediği -ama her haltı bildiğini zannettiği gibi-  için, bunu da nasıl yapacaklarını bilmiyorlar ama insanda biraz sağduyu olur. Neyi mi? Şemsiye kullanmasını.

Bizim yağmurlarımız iki türlüdür;

  1. Toprağı yeşerten ve bize ürün veren köylünün, çiftçinin yüzünü güldüren
  2. Bütün sokakları su basmasıyla bilinen, belediyelere küfür ettirten, sokaklara 5TL’ye şemsiye satan insanları döken, araçları yolda bırakan ve minibüs kullandığı halde kendisini ikoncan -ne garip kelimeler icat ediyoruz- zanneden sarışın ördek dudaklıları -bkz: duckface haykırışlar içinde bırakan.

Bunların arasında tehlikeli ve benim gıcığıma giden işte bu ikinci tür.

Belediyeleri geçtim. Adamları ben düzeltecek değilim. Toplumsal bilinç falan mevzularına girmiyorum. O koltuğa oturan adam başını sallamak suretiyle parayı indiriyor.
Şemsiye satan insanlarla da sorunum yok, para kazanmak iyidir.
Araçları yolda kalmış olanlara kolay gelsin diyorum.
İkoncan triplerindekiler ile aynı toplu taşıma araçlarını kullanmamaya gayret ediyorum -ki genelde beceremiyorum, sürekli artıyorlar, durduramıyoruz-.

İkinci türün en tehlikeli tarafı şu;

Bu türdekiler, 5TL’lik şemsiyelerden aldıktan sonra hemen kullanmaya başlıyorlar ve o şemsiyenin açılması anında oluşan intergalaktik güç tepkimesi, onları “yağmurlu havanın entel frapan teröristleri” haline getiriyor. Şemsiyeyi tutan tiplere bir bakın. Bir kere bir anda çoğu Ernest Hemingway’e dönüşüyor. Sanırsın sadece onlara yağıyor yağmur. Kıyafetleri milyonlukmuş gibi kıvırtarak, sekerek yürümeye başlıyorlar ki sıvı teması gerçekleşmesin diye. Ama bu arada birer saldırgana dönüşüyorlar ki işte ip tam da burada kopuyor.

Ağabeylerim, ablalarım, kardeşlerim;
Elinizdeki şemsiye, sizi yağmurdan korumasına koruyor ama henüz şemsiye satıcıları sizin şemsiyelerinizden etraftaki insanları koruyacak aparatları hediye etmeye başlamadılar. O düşünce yapısı sizin pakete dahil değil yani. O yüzden sizin onu alıp gelmeniz gerekiyor.

Suya mı bakacaksın, insanlardan ya da araçlardan mı kaçacaksın, yoksa zaten hazırda yağmurdan korunuyor olan bu şemsiye altı saldırganlarının savurduğu metalik şemsiye parçalarından mı kaçacaksın? Ağalar bir yürüyorlar ki, zaten ortalama 1 metre çapında dairesel araçlar olan şemsiyelerin kapladığı alan 1.5 omuz aralığı boyunda. Kaldırımlar da ortalama 4 omuzluk. Yani 2 tane birlikte yürürse, üçüncüyle karşılaştıkları anda öyle bir savurma hareketlerine başlıyorlar ki indirimden aldıkları şemsiyeleri, o an orada bulunan halk ciddi akrobatik beden hareketleri ile kendini savunmak zorunda kalıyor.

Yapmayın, lütfen biraz aklınızı kullanın ve elinizdeki ekipmanın diğer insanlara zarar veremeyeceği bir yöntemle de kullanılabileceğini hatırlayın.

Bugün gerçekleşen yağmur sırasında saldırıya geçen şemsiye teröristlerinin kurbanı olan Ulaş, evinde hasta yatağında yaralı yanağını sıvazlarken bildirdi.

Reklamlar

Ben diyorum ki:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s