New York Times Bestseller(?) Bölüm 1


30 Mart 2012’de askerden eve döndüğümde, elimde askerliğim boyunca alınmış, okunmuş, eve geri postalanmış onlarca -hatta tonla- kitap biriktiğini fark ettim. Orada zaman geçirirken insanın gözü az görüyor da, maşallah iyi okumuşum.

Tamam da peki ne işe yaramış okuduklarım?

Kitap okumanın benim kabul ettiğim iki çeşidi var.

İlki gerçekten düşüncelere esneklik, boşluklara bilgi koyabilecek kitapları ele almak. Tabi ki birisi diğerinden iyidir demek için ne kadar yetkin olduğumuz tartışılır ama Albert Camus, Paul Auster, Orwell, Zweig, Stanislaw Lem, Umberto Eco, Sartre, Can Dündar, Yılmaz Özdil vesaire…

İkinci türde ise “zaman geçirmelik” diye özetleyebileceğim, yeni ya da düşünme gerektirmeyen kitaplar yazanlar var. Son dönemde piyasaya saldıran yayınevleri ve seçtikleri yazarlar tam da bu başlığın adamları işte. Tam askerlik yazarları.
Çok zamanınız yoksa, okuyup geçmeniz lazımsa,  zamanınızı doldursun ama kafanız boş kalsın istiyorsanız tercih edeceğiniz yerdesiniz.
Fantastik, polisiye, korku, macera başlıkları standart. Hatta çoğu genelde polisiye yazıyor.

Tabi çoğu pek üzerinde durmak gerektirmese de, aralarında kaliteli olanlar da çıkıyor ki ezmemek lazım.

İlk türün adamı iseniz, zaten hangi kitabı, hangi yazarı okuyacağınız konusunda sıkıntı çekmezsiniz. Kitabın kokusundan içeriğini anlayanlarınız bile vardır kesin.

Ya ikinci türdenseniz? Ya basit, kolay anlaşılır ama orta seviye kitaplar okumak, belki de kitap okumaya onlarla başlamak istiyorsanız?

Dedim ki askerden getirdiğim kitapları şöyle bir inceleyeyim, kendimce tavsiye vereyim. Belki birilerinin işine yarar da dikkatini başka bir kitaba ya da burada anlatılanlardan birisine çevirir.

İşte benim ufak listemin başlangıcı;

Arvo Yayınları

Arvo, genel olarak dedektifçilik oynamaktan hoşlanan yazarların kitaplarına dayanmış durumda ve seçimlerini hep kötüye yakın olanlarda kullanmış. Çevirileri çok kötü değil, çünkü zaten çevirdiği kitapların da dili zorlayıcı olamamış. Neredeyse bir tanesini kopyala yapıştır yapsalar olacakmış gibi.

Dedektifçilik dışındaki temalarda ise çeviriler biraz fazla sadeleştirilmeye çalışılmış gibi bir imaj kaldı benim gözümde. Tabi bu  ticari olarak mantıklı olsa da, konu bağımlılığı olan okuyucular için bayağı rahatsız edici olabiliyor. Kendinizi Hollywood filmi izlerken, bir anda Bollywood’un en renkli dans sahnelerinde bulabiliyorsunuz. Hatta bazen aynı kitabın hatalı basımına denk geldiğimi düşündüğüm bile oldu.

Diğer yandan yeni bir firmaymış ve ben askerdeyken açılmış diye bir bilgi geldi. O zaman eğer nicelik yerine niteliğe oynarlarsa, tekrar incelemelerini yaparım diyorum.

Benim okuduğum kitapları ve minik düşüncelerim;

  • Carl Hau – Çıkmaz: Bir mahkeme hikayesi aslında. Polisin elindeki tek suçlu, suçsuzluğunu ispatlamak için doğruyu söylemek zorunda ama yapmadığı bir şey yüzünden de sırlarını açıklamak istemiyor. Adalet içinde bir paradoks gibi, suçlanıyor, bekleniyor, anlatmıyor, olaylar gelişiyor. Fena değil, zaman geçirtir.
  • Bram Stoker – Tılsım: Bram Stoker’ın “Dracula”‘sını okuyup sevdiyseniz, bırakın öyle kalsın. Tılsım bayağı sıkıcı.
  • L. J. Sellers – Saplantı: Basit bir ergen cinsellik cinayeti konusu. O kadar iyi değil, sadece hızlı bir hikaye olduğu için kısa sürede okunabilir.
  • John Everson – Tutsak: 2004’te Bram Stoker ödülünü almış bir polisiye korku gerilim kitabı. Bram Stoker’ın kadınlar, bekaret, bakire kanı gibi kıstaslarına aynen uyuyor. Bir kasabadaki uçurum ve orada olan ölümlerin hikayesi. Bazen çok sıkıyor, denemek isteyen olursa hazırlıklı olsun.
  • Joanne Ellis – İzlenemez: Sıradan bir polisiye hikayesi. Etrafta göğüs kafeslerine yazılar kazınmış olarak bulunan hatunları araştıran bir dedektifin hikayesi. Çok ilginçtir, bir yandan da kendi dertleriyle boğuşuyor. Yazı orta seviye, konu orta seviye. 2 saatlik kitap.
  • Norm Applegate – Sadist: Bu kadar kitabın arasındaki en delikanlı eser bu işte. Enteresan hikayelerin içine cinsellik koymaktansa, yazar kitabı komple sado-mazo üzerine kurmuş. Mevzu gene dedektifçilik ama esas karakterimiz bir fantezi dünyasının elemanı. Bundan mutlu ve konunun onun üzerinden kurulması tam bir eşitlik sağlamış. Bunu okuyun bence, değişiklik olur.
  • Leigh Russell – Kısa KesFena değilden iyi ama ortalamayı tutturamayan bir polisiye hikayesi gene. Yazar galiba kendisine bir ana karakter yaratmaya ve o karakter üzerinden farklı kitaplar yazmayı düşünmüş olabilir ama başlangıç olarak daha köklü bir çalışma yapması gerekirdi. Gene ölümler, gene dedektifçilik, garip ipuçları vesaire. Olmasa da olur.
  • Maryann Miller – Bir Annenin Uyuşturucu Operasyonu: Çok iyi değil ama gene de bu türü denemek için diğerlerinin üzerinde bir tercih olabilir. Adından konusu malum, saldırgan ve sevecen bir annenin sanal mutluluk düşmanlığı diyelim.

İleri zamanlarda inceleyeceğimiz yayınevleri;

Koridor Yayıncılık
Sonsuz Kitap
Pegasus Yayınları
Martı Yayınları
Neden? Kitap
Olimpos Yayınları
Kozmik Kitaplar
Arion Yayınları

Reklamlar

New York Times Bestseller(?) Bölüm 1” üzerine 2 yorum

    1. Bu aralar siteyi kendi alan adımıza, biraz daha düzenli bir şekle sokmak gibi bir fikrimiz var. Eğer süreç uzarsa burada, uzamazsa yeni adreste devam edeceğim. Merak etmeyin.

Ben diyorum ki:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s