Zeliard – Her Zaman Diablo Yoktu


Eskiden, hatırladığım hafıza bloklarımda bir oyun var. O zamanlar tam anlayamamıştım ama seneler sonra 486’da ufaktan cılkını çıkardım gibi geliyor.

İnternet nasıl ufuklar açıyor insana, akıl alır gibi değil. Çocukluğumdaki şeyleri ufak ufak düşüne durayım, o düşünmediklerimi karşıma getiriyor.

Şimdinin modası Diablo 3 haliyle. Kes biç vesaire. Kimi sevdi kimi sevmedi ama seçenekler fazla olduğu sürece ve internet size konuşma özgürlüğü verdikçe, kimse tek başına kral olamaz.

Zeliard 90 yapımı bir RPG ama aslında o zamanın RPG mantığına göre platform oyunu dememiz lazım. sağa ve sola doğru ilerlemeceli, sadece karşımızdaki düşmanı dövmeceli olunca yani, insan RPG etkili Prince of Persia mantığından çıkamıyor.

Neden Diablo ile kapıştırıyorum peki? Tabi ki yener ya da yenmez demeyeceğim, komik olur ama 1990 yapımı bir oyundaki özellikler cidden hoş.

Gördüğünüz gibi, silah alım satım işleriyle ilgilenen, üzerinizdeki ekipmanı tamir eden mağaza o günlerden kalmış gibi. Her ne kadar bakkal dayının görselliği beni benden alsa da, kimbilir eski günlerde bu oyuna bakarken ne hayaller geçiyordu gözlerimden.

Tabi ki basit silahlarla başlıyoruz ve bölümler daha zorlaştıkça, satın alabileceğimiz ekipmanlar da güçleniyor. O zamanın sorunu “karakter gelişimi” yerine “bölüm geçmek” olduğu için, temelde mantık doğru işlemiş diyebiliriz.

Karşınızda sağlık diyarı, gençlik iksirinin çeşmesi, her kasabada bulunan şifacının hristiyan versiyonu. Kimbilir, belki daha gerçek dışı bir şey yapmak istemişlerdi o zaman ama oyunun satış rakamlarını düşürür diye kiliseden güç almayı tercih etmişlerdir?

Yanlış hatırlamıyorsam sağlık belli bir miktar altın karşılığı alınıyordu. Gene de çok güvenilir bir hatıra değil.

İşte yanımıza taşımalık sağlık aldığımız yer. Bir de yaratık dondurma, patlatma gibi iksirler satıyordu bu. Zırhımızı, silahımızı güçlendiren, savunma ve saldırı özelliklerimizi genişleten iksirleri falan da vardı. Eğer aynı kötü hafıza işlevsel değilse, çok pahalı geliyor diye pek kullanmıyorduk bunu. Arkadaş, o zaman bile belliymiş gelecekteki oyunlarda ne cimri olacağımız.

Şahsen Diablo’da falan kılıç kalkana para vermem. Düşerse düşer, düşmezse oyun motorunun takdiri. Ben gene “+ 19 sihirli eşya bul” tadında ekipmanımı takarım arkadaş.

Bir de bankamız var. Yeni nesil oyunlarda artık pek kullanılmayan bir dükkan. Tabi temelde biraz gereksiz. Oyunda “alma” diye ruhlar topluyor. Yaratık öldürdükçe, etrafı kırıp gezdikçe falan buluyoruz bu “alma”ları. Akabinde de banka nakite çeviriyor. “Banka adamın ruhunu emer” dedikleri bu herhalde.

Son olarak da konuyla alakadar bir iki resim koyayım, hoş dursun. Eskidir ama iyidir yani. Artık oynanmaz olsa da…

Bu arada oyunun yapımcısı Japon bir şirket olan Game Arts Company, yayıncısı ise Sierra Online. Yani yaşına göre grafikleri, oynanışı, temeli falan çok sağlam oyun. Ekip sağlam.

 

 

 

 

Reklamlar

Ben diyorum ki:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s