Among The Sleep – Bebek gözüyle korku


Norveç’ten gelen bir oyun haberi açıkçası beni hala geriyor. Bugüne kadar bizi korkutan/geren/strese sokan oyunlara ve filmlere baktığımızda, aslında pek de tercih edilmeyen bir konuyu denemeye karar vermişler: “Bebeklerin gözünden korku”

Çocukların korku algısının ya da bilincinin gelişmediğini, yani korkmanın ne demek olduğunu bilmediklerini bilim açıklamış olsa da, bebeklerin gülüp geçebileceği birçok şeyden yetişkinlerin ödünün patlayacağını unutmamak lazım.

Norveç’li bağımsız stüdyo Krillbite’ın ellerinden çıkan oyunda, 2 yaşındaki bir bebeği yönlendiriyor ve gece karanlığında etrafa onun gözlerinden bakıyoruz. Buradaki paradoks şu; evet, çocuk henüz neyden korkacağını bilmiyor ama biz büyüdük. Ve büyükler bir çok garip şeyden korkuyor ve korkularını daha da genişletmenin en kolay yolu da onları çözemeyecekleri bir problem ile karşı karşıya bırakmak.

Vampirlerden, zombilerden, yaratıklardan, karanlıktan, örümceklerden, şimşeklerden, palyaçolardan, üzerimize doğru koşan eli bıçaklı insanlardan ya da türlü uzaylı motiflerinden kurtulmak için senelerce filmlerde, dizilerde ve çizgi romanlarda çeşitli yöntemler öğrendik. Hemen hepsine karşılık vereceğimiz yöntemlerin tek gerçeği, düzgün çalışan kaslara ve ani tepkiler vermeye bağlıydı.

2 yaşındaki bir bebeğin vücuduna sahip olduğunuzda, hem tüm korkuların kaynaklarını bildiğiniz için korkuyor, hem bu korkuların nasıl ekarte edileceğini düşünebiliyor, hem de içine tıkıldığınız minicik bebek bedeni dolayısı ile hiçbir şey yapamıyorsunuz.

Oyuna başladığınızda, kendinizi çarpık bir gecede buluyorsunuz. Çocuğun aklı karışık. Belki uykusuzluktan, belki de biz onu yönettiğimiz için, yatak altı canavarı, gölgesi yaratığa benzeyen ağaç dalları, enteresan gıcırtılar içinde, kısacası bir bebeğin tüm saf hayalgücünün ortasında çaresizce dolanmaya başlıyoruz. Tek yardımcımız, doğduğumuzda yanımıza verilen sadık oyuncak ayımız.

Açıkçası iş bebeklere geldiğinde, bize öğretilen şeylerden bir tanesi de onların gerekirse aşırı korkutucu olabileceğiydi. Ama şimdi korkutucu olanların saldırdığı ufak bir bebeği yönetince, insan durumu garipsemekten kendisini alamıyor.

Tabi işin bir de “nasıl aktarılacağı” konusu var. Eğer korkunun dışına çıkılırsa, kanlı sahneler gelirse oyunun hayatı başlamadan biter. Gerilim iyi dozda tutulur ve oyuncuya yeterince sert bir korku aşılanırsa, konusu itibariyle bir fenomen le karşı karşıya kalacağımıza eminim.

2013’ün Mart ayı civarında piyasaya gelmesi beklenen oyun bakalım neler sunacak?

Bu arada bir bebeğin heyecanlı ve ürkek nefes alışları ve kalp atışlarıyla beslenen çevre seslerinden daha ürkünç ne olabilir sizi içine alabilecek?

Reklamlar

Ben diyorum ki:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s