Telefon rehberlerimiz çalınıyor…

Bu bir viral mesaj değil.
Sağdan soldan alıp yapıştırmadım da…
Ama etrafınızdakilere söyleseniz, anlatsanız güzel olabilir.
İnsanlar görsünler, belki biraz daha dikkatli olabiliriz böylece.

Kişisel haklar, özgürlük, serbestlik falan diyoruz ya hani?
Sizin o özgürlük dediğiniz şeylerin içinde Facebook, akıllı telefon uygulamaları, Twitter falan da var ya hani?

anahtar1300883215

Okumaya devam et

Bir tablet aldım -iPad-, bakalım neler getirecek…

Android bir tablet alıp, nereye gidersem gideyim oyun oynarım dedim.

Bir şekilde fiyat uygun olunca da iPad mini aldım. Umarım beklentilerimi karşılar.

apple-ipad-mini-2 (1)

Okumaya devam et

Bir yosun lambası ve ışık kaynağı teknolojisi

Bir lamba düşünün ki canlı ve ağaçlardan daha fazla karbondioksit harcayarak ışık veriyor…

micro-algae-lamp-absorbs-co2.png.492x0_q85_crop-smart

Okumaya devam et

Samsung’un kendisiyle savaşının sonu geldi…

Bada users, unite! diye bağırasım var ama, “kendi eden, kendi bulur” lafından dolayı susuyorum. Artık Bada yok.

badavisualimage Okumaya devam et

DirectX 11.1 geliyor ama nasıl geliyor?

Microsoft’un Windows 8, Office 2013 ve Xbox 720 (ya da ismi her ne olacaksa) sunumlarıyla birlikte, minik bir güncellemenin daha adı geçti. DirectX 11.1…

Okumaya devam et

Skype’nin fendi, MSN’i yendi…

Bundan çok uzun olmasa da kısa da diyemeyeceğimiz -yaklaşık- 20 sene önce buralar komple bostanlıktı oğul. MSN falan yoktu, Skype zaten hak getire. ICQ vardı ki o neydi öyle…

Sohbet programlarının ağa babası, gülücüklü, ses çıkarmacalı falan mevzuların kralı idi. Onun arkasından bir ton (ilk MSN, AOL Messenger, MASSenger, Yahoo Messenger ve sair) yığıldı ve piyasayı doldurdu.

O kadar yazılımın arasında, ICQ hep enteresan bir yere sahip oldu ki, çok uzun seneler sistemlerde durmaya devam etti. Ne zaman ki kullanıcılar “MSN’de adam gülücükleri felan daha güzel yeaaa” demeye ve ICQ’yu kötülemeye başladılar, o zaman Mirabilis ICQ’yu komple AOL’e sattı, ardından da çekti gitti ve işine döndü.

MSN’in bu mesajlaşma işlerini devralması ile sistemler bayağı karıştı. Microsoft’un gücü onu Yahoo, Jabber, Trillian, Ubique, Miranda gibi benzerlerinden hep güçlü kıldı.

İşte o güçlü ve ICQ’yu bir şekilde yutulmaya iten Microsoft’un MSN’i şimdi yıkıldı. Bu kadar yazılımın arasından bir şekilde sıyrılan ve kendisine gerçekten oldukça büyük bir kullanıcı portföyü oluşturan Skype, Microsoft tarafından alındı. Gerçi bu haber yeni değil, Skype’nin MS’in eline geçmesi 2010 Mayıs’ında oldu ama o kadar fazla dava geldi ki -bu paralar nereden geldi, tekel oluyor ve sair- daha ancak yeni yeni bu birleşmenin temel sonuçları hakkında adım atılabilir oldu.

Sonuç olarak şimdi Microsoft’un MSN ile ICQ’ya yaptığını, kat kat fazlasıyla Skype MS’e yaptı diyebiliriz. MSN’in Skype karşısında ezilmesinin önüne geçilememesi ile, Skype ile MSN Messenger tamamen birleşme kararı aldı. Tam olarak ne zaman gerçekleşeceği hakkında bir açıklama ve yeni güncellemelerde böyle bir bilgi bulunmamasına rağmen, elinde 2 farklı mesajlaşma yazılımı bulunan Microsoft’un zaten bir tanesini öldürmesi kaçınılmazdı. Ayrıca hali hazırda MSN protokolü ile mesajlaşma işini haleden Skype için mevzu neredeyse altyapıdan hazır gibi.

Tabi aklınıza “ya Microsoft neyi kaybetmiş abi, herif en büyük rakibini yutmuş” gibi şeyler gelebilir. Doğru da olur yani, haklısınız ama şöye bir durum var; öncelikle ben olaya duygusal açıdan yaklaşıyorum. MSN Messenger ta 95/NT zamanından beri (Netmeeting’i hatırlayan var mı?) bu işleri bir şekilde ağında tutmaya çalışan örümcek gibiydi ama onun yapamadığını çatır çatır yapabilenleri engellemek adına Microsoft’un 8.5 milyar amerikan doları (evet, $8.500.000.000 (USD)) ödemiş olması yeterli bir yenilgidir benim düşüncemde.

Sonuç olarak hazırlanın. Yakında MSkype gibi bir isimle çıkarsa yeni sürümler, Live Messenger’ın kapıya da kilit vurulursa yüzünüzü asmayın… Gerçi tam birleşme için 2013 gösteriliyor ya, haydi bakalım…

Metal Gear Solid: Ground Zeroes

Metal Gear serisine yeni bir eklenti geliyor. Yani kaçınılmaz olanı haber vermek ne kadar mantıklıysa…

Adamlar bir tanıtım görüntüsü vermişler ki, değmeyin keyfime. Grafikler muhteşem, müzik efsanevi.

Okumaya devam et

Apple kampına katılım gösterir miydiniz?

Gizmodo‘nun haberine göre Apple, çalışanlarını insanları yönlendirme üzerine eğitiyormuş ve buna da dahilik tadında bir isim vermiş. İlginç ama mantıklı. Ticaretin ilk kuralı, müşteriye “satın almayı düşündüğü mala, aslında çok ihtiyacı olduğunu hissettirmek” değil mi zaten?

Konuda çeviriyi değil, orijinal makaleyi bulabilirsiniz.

Okumaya devam et

Apple’dan gerçekten nefret ettiğimi düşünüyorum

Apple ile Samsung arasındaki dava şimdilik sonuçlandı.

Samsung 1.050.000.000 (bir milyar elli milyon) USD ödemeye mahkum edildi. Sebepler mi?

  1. Aynı Apple gibi cihazlarını köşeli yaptı.
  2. Aynı Apple gibi simgeler kullandı.
  3. Aynı Apple gibi dokunmatik telefon üretti.
  4. Aynı Apple gibi orta alt barında menüye götüren bir tuşu olan cihazlar üretti.
  5. Aynı Apple gibi USB’den şarj edilebilir cihazlar üretti.
  6. Bazı modellerinde kullanılan “temalar” için Aynı Apple gibi köşeleri yumuşatılmış simgeler kullandı.
  7. Daha bir sürü saçma sapan gerekçe…

Daha da gidiyor bu. Ama siz anladınız işte ne Apple’ın, ne de “mahkeme jürisinin” bir damla zekaya sahip olmadığını -diyeceğim ama Apple aslında bayağı zeki yani geometrik şekilleri bile patentli gösterdiğine göre-. Hani Steve zamanında Apple’a bir miktar saygı duyardım ama bu saçma sapan hareketten sonra benim anladığım şu;

Apple isterse, evde kalemde çizdiğimiz şekiller yüzünden bile davaya kurban gidebiliriz.

Ayrıca bu davanın bir diğer kötü tarafı da, Samsung’un aldığı ceza ve yara dolayısı ile Amerika ve Avrupa pazarından bir süre uzaklaşması ve Apple’ın -eğer diğer şirketlere de aynı davadan açmazsa- tek başına kalacağı mevzusu. Sen gör ondan sonra şımarık Apple fanboylarını, Apple’ın kazıklarını.

Bu arada mahkeme heyetinin Sony’nin tasarımına bakıp “yok ya, bu iPhone’a hiç benzemiyor ama siz dikdörtgen tablet yapmışsınız, o tamamen Apple’dan çalıntı” demiş olması da beni benden aldı. Ne biçim para yemişlerdir, bilemiyorum. Hayatımda böyle saçma haber okumadım…